Kavramsal sanat akla seslenir. Değişik yapıtlarıyla kavramlar ve analizler öneren bu sanatçılar, seyirciyi bunları anlamaya, çözmeye, kendi düşüncesiyle tamamlamaya çağırırlar.

“Kavramsal Sanatta fikir ya da kavram çalışmanın en önemli boyutudur. Bir sanatçı, sanatın kavramsal herhangi bir formunu kullandığında bu bütün planlamanın ve karar vermenin daha önceden yapıldığını, icranın ise bir yükümlülükten kurtulma işi olduğunu ifade eder. Fikir, sanat üreten bir maddeye dönüşür. Bu türde bir sanat, varsayımların ya da kuramların resmedilmesine dayanmaz. Sezgiseldir, düşünsel sürecin bütün aşamalarıyla ilintilidir ve kasıtlıdır.

Kavramsal Sanat, sanat yapıtında kullanılan malzeme, uygulanan ifade aracı ya da biçimsel özellikleriyle tanımlanamaz, yapıtın aktardığı anlam ve kavramla ilişkilidir. Kavramsal sanat yapıtı, gündelik yaşamdan alınmış hazır-nesne, fotoğraf, harita, şema ve yazılı belge gibi pek çok formatta olabilir.

Kavramsal olarak benim sanat anlayışımda ise;

Duygu, düşünce ve zaman zaman toplum içerisinde heykeltıraş, kadın ve birey olmanın zorluklarını da içinde bulunduran, aslında insan olabilmenin gerekliliği ve biraz da varoluş nedenini sorgulamaktan yola çıkar. Yapmış olduğum eserlerle, insanları düşünme ve sorgulamaya sevk etmek, aslında kendi iç dünyamdaki duygu ve düşünce yoğunluğuyla izleyiciye aktarımını heykel aracılığıyla başarmak, izleyiciyle ortak kaygıda birleşmek ya da iç dünyalarında ki gizli duygu ve düşünceleri açığa çıkarmak gibi amaç edinmekteyim.

Uzunca bir süre düşünme, sorgulama ve zihnin uygulamaya hazır hale gelme sürecini yaşadığımı dile getirmek mümkün…

Buna göre kullandığım malzemelerin tamamen düşüncedeki gücü ortaya koyabilecek ölçüde bir seçim olduğu söylenebilir. Açmış olduğum “Kırmızı” adlı heykel sergimde ise şiddeti ve şehveti temsil eden kırmızının kadın hayatındaki önemini, kadın olmanın zorluklarını vurguladım. Kadının toplumdaki yerini ve iç dünyasında yaşadığı süreçleri sorgulayarak, tıpkı bir fotoğraf karesi gibi belli kesitlerle ele alarak seyirciyle buluşturmayı ve izleyicinin de kendini sorgulamaya yönelmesini amaçladım.