Farklı şehirler, farklı kültürler içinde yaşayarak büyümek ne zordur. Yeniden alışma, yeniden tanımlama, çözümleme süreçleri kapındadır. Bazen bir hışımla yüzleşir tanırsın çevreni, bazen yine en başa döndük dersin, yorgunluğun gözlerinden okunur. Ne istediğini anlamak ve neye ihtiyacın olduğunu görmek için kendinle geçirebileceğin zamana fazlaca ihtiyaç duymaya başlarsın, belki de sıfırdan başlamak için gücünü toplarsın. Yeni ortamlar, yeni insanlar bu çocuk bedene biraz yorucu gelir, küçük yaşının müsaade ettiği ölçüde geçmişe ait bir iz, bir özlem duymaya başlarsın.

Hayatın seni hedefe ulaştırmak için, hazırladığı kurgunun başında olduğunu bilmeden, içsel yolculuğuna merhaba demişsindir. Belirlenen yol senin iznin olmadan bedenin ve ruhuna nüfus etmeye başlamıştır artık. Bunları yaşama süreci herkese olduğu gibi senin için de gereklidir. Kişiler, mekanlar değişse bile ince ince yağan yağmur ve toprağın eşsiz kokusu tanıdık gelir. Derin bir nefesle içine çektiğin doğanın eşsiz huzurundan başka bir şey değildir. Toprağa ve çamura dokunma hissi uyanır içinde dayanılmaz bir şekilde. Ruhunuz kadar bedeninizle de hassas bir çocuksanız eğer, bu huzurlu anları annenizin endişeli sesiyle defalarca kere bölmek zorunda kalmanız olasıdır. Ruhu doyurmak için bedenin zarar görmesi veya beden huzurluyken ruhun ızdırap çekmesi gibi bir şeydir. En gerçek haliyle, tıpkı yaşam gibi… Tüm doyumu aynı anda vermediğinin kanıtı gibi.  Çamurla oynamanın, dokunmak ve biçimlendirmenin heyecanıyla, bir sonra ki yağmuru  beklemek zorunda kalmak,  iliklerine kadar sabrı öğretir sana. Hayatın kurgusu yine bozulmaz…

İçini saran heyecanla, başını kaldırmadan taşların dokularını, toprağa bırakılan izleri, bir sonraki yağmura kadar inceletir sana. Bakmak ile görmek arasındaki farkı tanımla deseler tanımlayamayacak yaştasındır ama çok iyi biliryorsundur ve gelen ilk yağmurda huzuru bulduğunu bilmeden huzurun tam ortasında oturur, saatlerin nasıl geçtiğini anlamazsın bile. Beklediğin onca zaman yaptığın gözlemler ve derin düşüncelerle olgunlaşan yaratma heyecanını uygulamak için sabırsızlanırsın, sana verilen zamanı en değerli bir şekilde kullanırken, annenin sesiyle bir sonraki buluşmaya kadar vedalaşmak zorundasındır…

Betül Karataş Yaman