Hayallerimin gerçeğe dönüşmesini seyredeceğimi hiç bilmeden…
Yıllar önce seni ilk kez kucağıma aldığımda, köfte dudakların çarptı ilk gözüme, “aman Allah’ım bu kadar emek, onca çaba, orijinal eser yaratmak için değil de babasının kopyasını yapmak için mi?” diye sordum kendi kendime.
“Hani nerede benim sanatçılığım?” diye düşündürdün önce, zamanla gördüm ki sağlam, güçlü ve özgür bir ruha imza atmakla onurlandırılmışım meğer.
Nefes alabildiğimi ve yaşadığımı hissettirdin, seninle geçirdiğim zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğrettin bana, yine de senin sağlıklı büyüdüğünü görebilmek için yaşlanmayı istiyorum artık…
Her gün yatağını toplarken şükrediyorum mesela, ortada bıraktığı çorapların tebessüm uyandırıyor yüzümde, faaliyet yaparım diye biriktirdiğin her atık malzeme anasının kızı dedirtiyor her defasında…
“Senin boyuna yetiştim anne” dediğin zaman, bakma “hadi oradan” dediğime yıllarca bekledim ben bu günü…
Atölyede boyalara bulaştığında usulen “önlük takmalısın” diyorsam da, çocukça özgürce oynamanı ve kirlenmeni severek izledim mesela…
Tüm varlığım senin olsun bebeğim…
Sen dünyanı en güzel renklere boya annen ve baban hep arkanda…